Küçük Yenge: İhanetle Başlayan Tehlikeli Oyun
Storm FrontAshlynn Fulton, ailesinin beş milyon dolarlık borcunu ödemek için Blackwell çiftliğine rehin olarak gönderildi. Felçli Bowen Blackwell ile evlenip, üvey annesinin hastane masraflarını karşılayacaktı. İlk gece zehirli şarap içirildi, sabah gözlerini açtığında kendini devasa yatak odasında buldu. Yanında Bowen yoktu. Onun yerine, İstanbul’un yeraltı dünyasının acımasız kralı Damien Blackwell duruyordu. Damien alaycı bir sesle “Günaydın, yenge” dedi. Ashlynn donup kaldı. O gece sadece Bowen’in değil, Damien’in de şarabı içtiği ortaya çıktı. Damien onu seraya götürdü. Orada Bowen, kan bağı olmayan “kız kardeşi” Chelsea ile tutkulu öpüşüyordu. İkisi de Ashlynn’i borç tuzağına düşürmek için kullanmıştı. Damien gizli kamerayla her şeyi kaydetmiş, Ashlynn’i tehdit ediyordu: Ya onun oyununa ortak olacaktı ya da ailesi yok edilecekti. Bowen ve Chelsea, Ashlynn’i hizmetçi odasında “başka erkekle” yakalamak için prezervatif paketi bile yerleştirmişti. Ashlynn şok içindeydi. Neden en yakınları onu bu kadar kolay feda ediyordu? Bu kadar aşağılanmayı hak edecek ne yapmıştı? Öfkeyle Damien’in yüzüne şaplak attı, sonra odasında kaza yaratarak Bowen ve Chelsea’nin planını kendi silahlarıyla bozdu. Artık pes etmeyecekti; bu oyunu kendi lehine çevirmeye kararlıydı.
İntikam Ateşi ve Tehlikeli Adamın Karanlık Aşkı
Robinet PoorvuYirmi yıl boyunca beni Anadolu'nun çöplüğünden kurtardıklarını söyleyen Moreno ailesinin devasa villasında bir sığıntı gibi yaşadım. Ta ki o gösterişli davet gecesine kadar. Sözde nişanlım Mert, herkesin ortasında evin gerçek kızı Harley ile evleneceğini müjdeledi. Daha bu ihanetin şokunu atlatamadan, Harley sahte bir çığlık atarak merdivenlerden yuvarlandı ve beş yüz bin liralık nişan kolyesini benim çaldığımı iddia etti. Beni yıllarca beslediklerini söyleyen üvey annem Demet, kalabalığın ortasında üzerime yürüdü. "Seni nankör yılan! Üstünü arayın şunun, polisi arayıp hapsi boylatacağım sana!" Misafirlerin aşağılayıcı fısıltıları arasında eşyalarım pencereden çamurlu su birikintisine fırlatıldı ve iki iri yarı güvenlik beni şiddetli fırtınanın altına kapı dışarı attı. Bütün salon o ucuz yalanlara inanıp bana iğrenerek bakarken, üvey babam tek bir kelime bile edip beni savunmamıştı. Yirmi yıllık sahte şefkat maskesinin, basit bir kıskançlık krizi ve ucuz bir kolye için bu kadar çabuk parçalanması midemi bulandırmıştı. Beni sokakta beş parasız, titreyerek ölecek sanacak kadar aptaldılar. Onlara boyun eğmek yerine, boynumda sakladığım, kendi tasarımım olan paha biçilemez özel yapım pırlantayı kalabalığın gözüne sokarcasına çıkardım. Ardından arkamı dönüp, gecenin karanlığında beni bekleyen, gerçek ailem milyarder Holloway'lerin gönderdiği siyah Bentley'e doğru yürüdüm. Eski hayatım o yağmurlu bahçede ölmüştü; şimdi bana zarar veren herkesi bu ismin ağırlığı altında ezme zamanıydı.
