n Bakı
ıştırıyor ve hemşire formamı sırılsıklam edip tenime yapıştırıyordu. Soğuğu hissetmiyordum. Kafamın iç
yılmaz. Sürtük. Her şey
isim.
bir eldi sanki. Beni zamanda geriye, üniversite yurdunun soğuk muşamba zeminlerine, k
du. Burs mülakatından hemen önce tek resmi elbisemin üzerine "kazara" bir şişe çamaşır suyu dökülmüştü. Beni saatlerce karanlık bir hademe odasına kilitlediler; panik dolu nefeslerim kesik kesik hıçkırıklara dönüşürken, dışarıda onun kahkahaları yankılanıyor ve yendi
ir imkânı olmayan, işçi sınıfından gelen kırgın ve deh
rem Demirhan
ışma seanslarından sonra bana arabama kadar eşlik eder oldu. Asla ısrar etmedi, asla burnunu sokmadı; yalnızca umutsuzca ihtiyaç duyduğum o sessiz ve sağlam gücü sundu. En sonu
açıklanamaz bir şekilde iptal edildiğinde yeni bir burs bulmama yardım etti. Annemin aniden çıkan, ezici
rtarıcım
aresiz açlıkla ona inanmıştım. Ruhumun
re'nin alaycı sesi fırt
ptaldım. Tepeden tı
ile. Sadece orada, su birikintisinin içinde diz çöktüm; şehrin kirli suyu pantolonumun dizlerine işlerken güldüm. Fırtınanın yuttuğu içi
den geldim. Muhtemelen hastaneydi, bir iş arkadaşımdı ya da—içimi
maklarımla telefona uzandım. Ekran çatlamıştı ve yağmurdan
plamak için ekranı kaydırd
n telaşlı bir hemşireydi. "Elif? Anneannen. Ağır bir felç geçirdi. S
nın içinde çözülüverdi. "Geliyorum,
ün taksiler doluydu. Metro girişini su basmıştı. Köşede deli bir kadın gibi kollarımı sallayarak d
ilet gibi askeri üniformalı bir adam belirdi. Yüzü keskin hatlardan v
ltuğa atıp nefes nefese, "Sina Ha
bir anlığına gözlerimiz buluştu ve ar
ü asıktı. "Elimizden gelen her şeyi yaptık," dedi nazik ama
n sonra beni büyüten kadın olan anneannem, bembeyaz yastıkların üzerinde öyle küç
ci açıktı. "Elif, yavrum," diye hı
edim boğuk bir sesle, se
"Onu görmek istiyorum. En sonunda kız
parmaklarımla numarasını tuşladım. Bir kez çaldı, iki kez çaldı, sonr
rak bir mesaj gönderdim: Anneannem ölüyor. Sina
okunmadı. O küçük gri onay işaretleri, t
meler ağzımda ağır ve zehirliydi. "Toplantıda mah
İyi çocuk," diye mırıldandı, gözleri ya
nitörünün düzenli bip sesi tek, uz
ayıp çığlığı kopuyordu. Ailemin son parçasını da kaybetmiştim. O kadar a
z taziyeler ve derin, dipsiz bir uyuşukluk içinde geçen
ğinde otururken içimi marazi bir merak sardı. Telefonumu açtım, parmakları
ştı. Obsidyen Kulübü'ndeydiler, aralarındaki masada bir şişe şampanya duruyordu. Kerem gülümsüyordu; o nadir, nefes kesici tebess
, ben umutsuzca ona ulaşmaya çalışırken, o onunla kut
n bir şey sustu. Dondu ve ardı
ölçülüydü. Profesyonel maskemi yüzü
rama
"Gebeliği sonlandırmak için randevu almak istiyo
k, ben Elif Aydın. Anneannem az önce vefat etti. Taziy
anı kullan. Düğün üç hafta sonra, değ
. "Düğün iptal edildi. Taziye iznimin ardından altı aylık ücretsiz izne
nda donakalan bi
," diye sakince devam ettim. "Ama gitmeden önce teslim etmem

GOOGLE PLAY