ybolduğunda, merdivenlerden yankılanan topuk ses
o kâğıdı imzala
saten sabahlık vardı ve yüzündeki sinsi sırıtış, dudaklarını çirkin bir şekilde eğiyordu. Hemen arkasından, Demirören ailesinin hanımefe
rkaç adım yaklaşarak. "Abim seni kapının önüne koyduktan sonra bu çatı altında
efleksi vardı. Sadece bir sineğin vızıltısını dinler gibiydi. Bu m
artları yerine getirildi. Oğlumun artık yeni bir ailesi olacak. Lale gibi asil bir ailenin kız
ve duygusuzdu ki Nevin bir an geri çekilmek zo
yönelecekti ki Pelin aniden öne atıldı v
idemezsin! Büyükannemin aile yadigârı olan '
en ailesinin mirasıdır. Evlenirken sana sadece takman için emanet edilmişti. Onu
Serra'ya bakıyorlardı. Fısıltılar, ima dolu bakışlar ve Pelin'in
o kolyeyi hatırladı. Üç yıl boyunca o kolyeyi bir kez bile takmamıştı. Demirören ailesinin görğru döndü, tiyatral bir edayla bağırdı: "Gördünüz mü? Sesi çıkmıyor! Hı
üzerindeki o görünmez ağırlık birdenbire Pelin'in nefesini kesti. Serra ondan sadece bi
ltı kadar alçak ama bir kırbaç kadar kes
anım. Kimin neyi çalmaya meyilli olduğunu, kimin ne k
ildi, dudakları titredi a
i. Pelin arkasından histerik bir çığlık attı: "Durduru
Serra'nın yukarı çıkarken yaydığı o otorite, bu e
dife bir mücevher kutusu vardı. Merdivenlerin trabzanına
ne belirgindi ki tükürüğünü yutkunurken boğazı titred
a, Serra bileğini zarif bir hareketle geriye ç
kaldı. Şaşkınlıkla g
tiyorsun?" diye sordu Serra,
küçük düşmenin verdiği öfkeyle yüzü k
açık olan geniş sürgülü cam kapıdan geçerek malikâne
GOOGLE PLAY