/1/125258/coverbig.jpg?v=341fe898b2dcf71de48172d81e5b703c)
mış gibi çarpıyordu. Kusursuz bir porselen gibi işlenmiş makyajı, üzerine tam oturan Fransız danteli gelinliğiyle bugün İstanbul'un en şanslı kadını olması gerekiyordu. Titreyen parm
allarken. Nedimeler onaylayan mırıltılar çıkararak etrafında pervane oluyordu. Lale utangaç ama içi i
kle açıldı. Düğün organizatörü Adem Özkan, yüzündeki kan tamamen çekilmiş
hşet içindeki gözlerini gördü. "Adem Bey?" diye fısıldadı, sesi
rek zorlukla konuştu. "Şahin Han
çekildiğini, parmak uçlarından başlayarak tüm vücudunun
ç dakika önce düşmüş bir magazin haberinin manşeti parlıyordu: 'Ünlü Mi
Mert'in kollarında hastane önlüğü giymiş bir kadın vardı. Beren Yıldız. Mert'
s, odadaki ölüm sessizliğini böldü. Baş dönmesiyle sarsılan Lale, düşmemek için makyaj ma
sı Bülent Şahin ve üvey annesi Hülya Şahin odaya daldı. Bülent
treyen omuzlarına zerre kadar bakmadan. "Mert nerede? Bizi tüm İstanbul s
medi. Gırtlağına cam kırıkları dolmuş gibiydi.
udaklarının kenarında gizleyemediği, zehirli bir gülümseme vardı. "Eh," dedi Cansu alaycı bir sesle, "Mert
ğinin eteklerini avuçlayarak kapıya doğru atıldı. Ailesinin yanından geçerken
ridorda durduğunda, açık kapıdan içerideki yüzlerce dave
evgilisine ka
ğil miydi bu? Zaten Mert
üzülürken arkasını döndü. Nefes almak için, bu boğucu atmosferden kaçmak için kalın halı
e bir açıklama yapacaksın!" Bülent'in emrede
o salonunun önüne geldi. Kendi salonunun aksine, burası ölümcül bir sessizliğe gömülmüştü. Kapıdak
çmış... Tekerlekli sandalyedeki bir
önünde, sırtı ona dönük bir adam tekerlekli sandalyede tek başına oturuyordu. Üzerinde Mert'in giydiği o özel dikim damatlıkların b
tini altın rengine boyamıştı. Lale o sırta bakarken, kalbinde garip bir sız
ığa bıraktı. Sol elindeki Mert'in yüzüğünü parmağından çekip çıkardı ve koridorun köşesindeki saksının içine fırlattı.

GOOGLE PLAY