l yolu boyunca h
ı. Taksici, dikiz aynasından ona bakarak, "Abla, emin mis
ür." Şişli'nin arka sokaklarındaki o ucuz otel
amlı mekanlarından biri olan Çırağan S
taları ve şampanya kadehlerinin çınlamasıyla doluydu. Koçak Holding'in düze
ap kapıları açıldı
e içeri adım attı. Yüzü ifadesiz, duruşu heybetliydi. Sağ
ı. Saçları zarif bir topuz yapılmış, boynundaki pırlanta kolye göz
lar onlara yöneldi. İnsanlar saygıyla
yaşlı bir adam, elinde kadehiyle onlara doğru
nı Leyla'ya çevirdi ve hafifçe başını eğdi. "Ve Koçak
onu "Koçak Hanımefendi" olarak adlandırmasını düzeltmedi. Aksine, başını hafi
elini göğsüne götürüp hafifçe nefes nefese kaldığını görünce, kalbiyle ilgili bi
sanlar sırayla yanlarına geliyor, Leyla'ya "Hanımefendi" diyerek ilti
ıyla duran Onur, bu manzarayı izliyord
yla'ya soğuk bir baş selamı verdikten sonra, Arslan
şaret ederek Onur'la birlikte
nin arasından. "Elif'i ne duruma düşürdüğünün far
ı. "Elif evde çocuk gibi kriz geçiriyor. Biraz burnu sürtsün, aklı b
i bir oyun oynuyorsun Arslan. Elif'in gözle
slan kesin bir dille. "Bensiz
lonunun girişinde bir
pıdaki güvenlikleri aşarak içeri girdi. Gözleri panikle salon
mbeyazdı. Krava
tı. "Ne bu halin Umu
lmıştı. Leyla'nın onlara doğru yakla
reyerek. "Yalıdan geliyorum. Ha
?" dedi Arsla
lmış. Komodinin üzerine de... verdiğiniz tüm k
dı. Göz bebekleri küçüldü. İçinde bir anlık bir
sorun mu var Arslan?" diye so
medi bile. Umut'a bakarak soğu
lterek. "Sadece kafesi açık unutulmuş bir kuş
GOOGLE PLAY