aybolurken, kulübün içindeki o ölümcül sessizlik hala
nünde, dimdik duran Beren ve Arda'nın yanına geldi. Yüzü, patronununkine benzer b
liyor," dedi Cenk, sesi itiraz kabu
anlayamayarak panikle öne atıldı. "Cenk, am
ümlenin sonunu getiremeden yutkunmak zorunda kaldı. Cenk,
e en ufak bir duygu kırıntısı barındırmadan hafifçe başını salladı.
ı, geniş locanın ortasındaki deri Chesterfield koltukta Kıvanç Paşa oturuyordu. Arkasındaki pencereden vuran sokak
bir tıbbi dosyayı ahşap masanın üzerine sertçe fırlattı. Dosy
sesi odayı dolduran düşük frekanslı bir tehdit gibiydi
yerleştirdi. Ellerini hafifçe iki yana açtı. "Paşa Hazretleri... Hekim Şifa'nın nered
hava aniden on derece soğumuş gibiydi. Sol elinin başpa
doğru kaydı. Derinin deriye sürtünme sesi, o sessizlikte bir bomba pimi
öne çıktı. Topuklu ayakkabısının sesi, o
rini bir an bile kaçırmadı. "Hekim Şifa bu vakayı kabul edecek," de
dar cüretkar olabildiğini anlamaya çalışır gibi onu baştan aşağı süzdü. Purosunu dudaklarına göt
havaya kaldırdı. Yüzünde en ufak bi
kla öne atıldı. "Sen ne cüretle Paşa'ya
daklarının kenarı, o kendine has, alaycı ve özgüvenli şekilde yukarı k
kelimelerin üzerine basarak. "Mevcut tedavinin yanlış olduğunu ve acil müdahale gerekt
o bunu fark etmedi bile. Beren'in söylediği o gizli semptomları, kendisi ve en güvendiğ
gömüldü. Kıvanç ve Beren'in bakışları havada çar
söndürdü. Gözlerindeki o tehlikeli parıltı yerini, derin bi
numara bulunan kalın bir kartvizit çıkardı. Kartı, masanın Beren'e yakın
parmaklarıyla kartı masadan aldı.
rdurdu. "Eğer o doktor hastamı iyileştiremezse...
ğuk, kusursuz tebessüm daha da belirginleşti. "Hekim
kemirerek bekliyordu. Beren'in içeriden sağ salim, hatta muzaffer bir edayla çıktığını gör
GOOGLE PLAY