sesim hissetmediğim bir alaycılıkla
ezilerinde benimkinin üzerine yerleşti
, kasıtlı bir kıvrılışı gözlerine u
Arslanoğlu gibi bir adamın sana bakacağını gerçekten
arım avuçlarıma battı. Acı, bir
. "Onu istiyorsan, alabilirsi
bir testti, ondan bir tür insaniye
tten daha aşağılayıcıydı. "Gerçekten anlamıyorsun, değil mi? Ke
um," diye mırıldandı, kelimeleri maksimum hasar vermek için tasarlanmıştı. "Ona ka
i. Yüzüm soldu. Su yüzüne çıkardığı anılar
den sonra, yüzüme karşı ailenin tüm sorunlarının sebebi olduğumu söylediğini hatırladım. Hizmetçilerin fısıldaşmalarını, sadakatlerinin evin yeni h
ıştım. Ama işte burada
rdim," dedim, sesim
esi sonunda düşerken. "Bir zamanlar senin olabilecek
ıyordum. Gitm
gidemezsin!" sesi yük
amadan öne atıldı, kolumu yakaladı
. Kendi yüzüne sert bir tokat attı. Ya
nda muzaffer, şeytani
ri yankılandı. Hızlı
di evimden attırmak için aynı numarayı kullanmıştı. Gözyaşla
amayacaktım. Y
rap şişesi gördüm. Zihnim soğuk, çar
attı Ceren, gözleri ilk kez g
mine indirdim, binl
da
, bana değil, Ceren'e. Onu arkasına çekti, sanki
ye sordu ona, sesi
lbim göğsümde bir buz kütlesiydi. Geçmi
emretti Kaan, sesi tehli
rinin içine ba
za döndü.
iri adam anında belirdi.
ık attım, dizlerim doğrudan kırık camların üzerine ge
kırımsı kan tadı doldurdu. Pantolonumun koyu ku
ardan yoksundu. "O sana
"Kaan, belki de istememiştir..." diye ba
pki veremeden, yüzüme bir tokat atması için onu
çekildi, korkmuş bir çocuk
düm. Derin bir şefkat ve endişe ifadesiy
. Ceren'in yalan söylediğini bilme
ye tekrarladı,
kilitlenmiş, gözlerim dök
ısa bir baş
i ve bir diğeri. Kulaklarım çınlıyor, görüşüm bulanıklaşıyordu. Dünya bir
layıcı bir acı hissettim. Biri şişen
şey Ceren'in yüzüydü, dudakları muzaff

GOOGLE PLAY