ercihi, her hevesi hatırlardı. Bu detayları bir silah gibi kullanır, o ka
lokma yaşadığım acı yalanı hatırlatıyor
dar değil. Bunun için bu yaldızlı kafesin içinde
Can akşam yemeğinden sonra, elindeki telefonun ekranı aydınlandı. O h
um, sesim hafifti. "
madığım bir ifade geçti. "Cem'le ilgili. Geçen günkü sıyrığı biraz kızarmış
ariz, o kadar a
ter misin?" diye so
zamanlarda çok yorgun görünüyorsun. Ben hallederim." Eğilip alnımı öptü, bir z
maz telefona sarıl
u, Can'ın arabasıydı, şehrin en seçkin restoranı olan "Mavi Ay Terası"nın önü
uruyorlardı. Üçüncü bir fotoğraf, bir garsonun Kader'e bir şişe şarap sunduğunu gösteriyordu;
rim titriyordu. Hayatımı
video
bir kutu tutuyordu. İçinde, aylar önce masasının çekmecesinde gördüğüm elmas ko
yordu. Kader'e. Bi
ağzını kapatmıştı. Başını salladı ve Can kolyeyi boynuna tak
un çene hattını takip etmesini izledim. Can gülümsedi
, "Bu gece sen
di, yüzünde abartılı bir endişe
ması gerektiğini söylerim," dedi Can, sesi
lefonuma ondan
ece burada kalmasını istiyor. Merak
Cem onlarla mıydı? Büyüttüğüm çocuk...
arasını çevirdim. Acil durumla
cevap verdi.
redesin?" diye sord
dedi neşeyle.
lirsiz, ama net şıngırtısı, restoranın alçak sesli uğultusu. Ve sonra, Can'ın
ızla. "Babam yatma vaktinin gel
kesi
parmaklarımdan k
erini öptüğüm çocuk, varlığımın her zerresiyle sevdiğim
bir kılıç gibiydi. Biri hayatımı adadığım ad
gibi kıvrıldım. Gözyaşlarım akmıyordu. Sadece kalbimi
lar bir takımdı. Ve Cem masum bir p
bir öfke birikmeye başladı.
ne yapmışlardı? Güvende miydi? Seviliyor muydu?
kaybolmuş bir halde yattım,

GOOGLE PLAY