ızda uzanmış, tavana bakıyordum, ya
lıştı ama ben detayları fark etmek için eğitilmiştim. Yakasında belli belirsiz bir kırmızı
tal san
fısıldadı, oturduğ
ona b
ni saçlarının arasından g
m. Yalan söylediğini biliyordu. S
ştı, iki yıl önce bana aldığı, beni kurdeşen yapan parf
ce içimi
Birkaç gün içinde gitmiş olacaktım. Bundan kurtulaca
dalgası beni vurdu. Sallandım, kendimi dengelemek için ya
daydı, elleri kollarımı kavr
ir performanstı am
u silkerek. "Sadece
z," diye ısrar etti, kaşları mükemm
yordu. "Bu öğleden sonra giderim. Bu sabah bir bri
parıltısı vardı. İşimim gizli olduğunu, ona
onu değil, normal telefonu. Ama yüzü anı
edi, sırtını bana d
n etmeme gerek yoktu
ifadesi gergindi. "Ofiste acil b
yalan. Ona
nı alıp kapıdan aceleyle çıkışını i
kişiliksizdi. Kendimi kopuk hissettim, sanki baş
dındı. Bir dizi testten sonra odaya geri
üm Hanım," dedi
arbe gibi vurdu. Hamile. B
larca denemiştik. Testlerden, tedavilerden, sonsuz kalp kırıklıklarından
unda, bir bebek geliyordu. Yalanlar üzerine
acımasız b
uttuğu tüm geceleri hatırladım. "Bir gün, Begüm," diye f
la tutul
rken, elim hâlâ düz karnımın üzerindeyken, k
Gerçekten bir b
r kâğıt parçasını sıkıca tutuyordu. Ve önünde duran, yüz
e döndürdü. "Bir bebek!" diye bağırdı, sesi sessiz hastan
lbime bir hançer gibi saplandı. Bana hiç o şekilde bakm
resiyle yeni bir hayatı, bizimkinin külleri üz
. Sadece benimle bi
" fısıltıları. O zaman da yalan söylüyordu. Mu
gi közleri de söndü, geriye
plikasyondu. Artık tiksindiğim bir adama bir b
kla, arkamı döndüm ve doktorun ofisine doğru yü

GOOGLE PLAY