Bakış Aç
dan, soluduğu havadan bile kaçarcasına uzaklaştım ve kendimi banyoya zor atıp öğürdüm. Klozetin üzerine eğildim
k seslerini duydum.
zik nişanlı rolünü oynamaya çalışıyordu. Bu rol içine öyle i
n sesini duyabiliyor ve her şeyin, her bir dokunuşun bir yalan olduğunu
im öğürtülerimin ar
şüpheci, yeni bir ton yerle
ayı çevirdiğinin zayıf sesini duyd
. Hayır, bilmiyorum... Ya öyleyse?" Bir sessizlik
lı sesini neredeyse duyabiliyordum. "Halledeceklerdi." Bu sözler içimdeki minik can için bir öl
edilmeyen bir tereddüt—belirmişti. Bir anlık iç çatışma mıy
kamı döndüğümde kapı pervazına yaslanmış, kollarını kav
inkilere çok benzeyen ama bir o kadar da
donuk ve cansızdı. "Sa
yok olmuştu. İşlem hızlı, mekanik ve tamamen yıkıcı geçmişti. Bir yalanın içinde filizlenen ve as
erem'in arabası yanaştı. Kerem'in bizzat kendisi. Asıl elebaşı. Ar
si bir zamanlar bana çok huzur v
bayıcı kokusu ve sessizlikle doluydu. Bir müzik açtı—Melis'in çok sevdiği bir in
lüks bir öğle yemeğine götürdü. Melis
işelendik! Keyfin yerine gelsin diye sana küçük bir şey getirdim." Bana içinde gülün
te büyürken yaşadıklarına dair hikâyeler anlatıp aralarındaki özel ve sarsılmaz bağı gözler önüne serdi. Kerem ve Emre de ona ayak uydur
k bükerek. "Yabani olma. Yakında görüm
tanıdık bir daralma çökmeye başladı. Boğazım düğümlendi. Tab
ı. Kerem'in bildiği bir alerji. Şimdiye kadar yaptırdığı
başladı. Beceriksizleşen ve yavaşlayan p
m, sesim neredeyse fısı
na gözlerinde gerçek bir panik gördüm. Sandalyesi yerde yüksek bir sesle sü
dalyesinde yana doğru yığıldı. "Kerem… Kendimi hiç iyi
nan benimle yapmacık bir şekilde kendinde
bir and
atıldı. EpiPen'i çaresiz parma
önce ondan hiç duymadığım çılgınca bir telaş
demeden, iğnenin kapağını açtı v
arardı. Ölüyordum. Ö
anlılıkla, sandalyemden aşağı kayışımı i
ağına alıp restorandan dışarı koştu. Emre de b
ölüme ter

GOOGLE PLAY