in Bakı
ufan gibi indi. Gökyüzü yarıldı ve
Tekerlekler çakıllara takılıyordu. Sakat dizim
kinci kattaki balkonda—benim bal
nime yapıştırdı. Şiddetle titredim. Bacağımdan aşağ
eve doğru yönlendirerek. *Lütfen, sa
ağı yine engellemişti. Kollarını kavuşturmuş, tenteni
yordu. Tökezledim. Bavulun sapı elimden kaydı. Islak ça
madım. Gücü
rasından ön kapının
iydi. "Düştü! Ona bir
ş, elinde büyük siyah bir şemsiye t
otoritesiyle güçlenmişti. "Bırak onu. Bunu dikkat çekmek i
ri çekti. Balkon kapısı sürüle
a yapaya
bu kadarmış,* diye düşündüm. *Babamın
karanlı
an yukarı kükreyerek geldi. Sürüye ait bir araba d
antim uzakta acı
ıldı. Bir ada
yırtıcı bir zarafetle hareket etti. Uzun boylu, ge
çöktü. Eli o
A
yere değil—ba
ıcı bir sıcaklık, temas noktasından patlak verdi. Dama
an koku alma duyum
raki çam ormanları. B
adığım en sarh
dum Seher, zihnimin derinliklerinde anide
kr
Nİ
ı. Fırtına bulutları rengindeki—gümüş
leri neredeyse simsiyah olana kad
göğsünde, kemiklerimi titrete
çok korkulan kurdu. Teknolojik bir gü
yokmuş gibi ben
yere
. Korkuluktan aşağı sarktı, yüzü solgundu. O da kokuyu
si!" diye bağırdı Kerem, sesi ç
saçlarından yağmur damlıyordu ama g
kinden çok daha fazla güç taşıyordu. Bu sadece bir em
ğırdı Kerem, yine de bir adım
ktı. "Kalmak istiyor
fne'nin muhtemelen gülüştü
tür," diye fısıl
örmeyip ona arkasını döndü. Arabasının arka kapıs
attı Kerem, sonunda sesine panik
ba kapısına yaslanıp
ğer onu geri istiyorsa Gölge Diyarı'na gelip onu almayı
arparak
Araba sıcacıktı. Onun gi
eri artık daha yumuşaktı, anlamadığım bir acıyla doluydu
hâlâ yağmurun altında dikiliyor, korkulukları sıkıca tut

GOOGLE PLAY