a Yıldız Kafe'nin kapısından içeri girdi. Yüzüne yaptığı hafif makyaj, gözaltlarındaki yorgunluğu gizl
Üzerindeki pahalı kazağı ve rahat tavrıyla, sanki dün bir kadının hayatını mahvetmemiş de sıradan bi
andalyeye oturdu. Çantasından çıkardığı küçük,
p kaşlarını çatt
dümdüzdü. "Emanetini geri a
ersiyle itti. "Lale, çocukluk yapmayı bırak. Sana aç
Mert," dedi Lale, sesindeki acı alayı g
vardı. "Bana bak, bu trip fazla uzamadı mı? Eve dön de
baktı. "Benim o eve döneceğimi mi sanıyorsun? Beni
a para mı toplayacaksın? Dün o otelden bir adamla ayrıldığını duydum. Ne o, ken
amın aslında ne kadar iğrenç biri olduğunu yeni yeni fark ediyordu. Aya
Lale'nin bileğini yakaladı. Parmakları Lale'nin ince bileğine bir
n şiddetle çırpındı. "Bırak
ğırdı Mert, kafedeki birkaç kişinin bakı
en, ortamdaki tüm oksijeni emen, b
ak o
i duran Emre ile birlikte tam karşılarındaydı. Kenan'ın gözleri, Mert'in Lale'nin bileğini tutan eline kilitlenmişti.
esini tuttu. Kenan'ın
tanımıyordu, sadece engelli bir adam görüyordu. Dudaklarında çirkin bir
u, midesi kasıldı. "Mert!
terek doğrudan Mert'in önüne kadar getirdi. Kenan, Mert'e aşağıdan bakmasına rağmen
dedi Kenan. Sesi o kadar alçak, o kadar yavaştı ki, k
nin bileğinden çekti. "Karın mı? Lale, sen... sen delirdin mi? Benden
udan Kenan'ın tekerlekli sandalyesinin hemen yanına, onun hizasına geçti. "Evet," dedi ses
artmıştı. Kendi egosuna yenik düşerek Kenan'a işaret parmağını salladı. "
ama bir jilet kadar keskindi. "Ne kadar dayanacağını o belirler. Ama sen... Eğer bir daha karımın tenine dokunmayı bırak, gölges
bir tehdit olmadığını içgüdüsel olarak hissetmiş, korku omurgasından aşağı inmişti. Titreyen
di. Gözlerindeki o tehlikeli karanlık yerini, La
e daha önce hiç tatmadığı bir güven duygusu

GOOGLE PLAY