n üzerinde sessizce duruyordu. Kalın kağıtların çıkardığı o tok
dem hatanı kabul etmiyorsun," dedi, sesi buz gibiydi. "Yılmaz ailesin
klamıştı. Ancak Arda'nın göremediği o açıda, gözleri zaferle
protokolü yavaşça eline aldı. Parmakları kağıdın ke
arlığından hak talep etmemesi, tamamen beş parasız, üzerinde sadece
şimdi diz çöküp Beren'den özür dilersen," dedi çenesini kaldırarak, "belki s
u kahkaha, Arda'nın o şişkin egosuna iğne batırılmış gibi hissettirdi. İpek, masanın üz
n sayfasını çevirdi. Kalemin ucu kağıda değdiğinde, o
. Kağıtlar Arda'nın ceketine çarpıp yere saçılırken, İpek'in sesi odadaki
kilde tekledi. Midesinde soğuk bir boşluk oluştu. İpek'in yalvarmasını, ağlamasını, ayaklarına kapanmas
dı. "Gördün mü Arda abim? Sonunda gerçe
eri bir nizamla atılan ağır, senkronize ayak sesleri duyuldu.
çıldı. İçeriye, siyah takım elbiseli, kulaklıklı ve siyah güneş gözlüklü dört
zerindeki o kusursuz kesim İtalyan takım elbisesi, duruşundaki o
obilya parçasıymış gibi görmezden gelerek doğrudan İpek'in yatağının önüne yürüdü. Elleri ön
nkılanacak kadar gür ve saygılıydı. "Konvoy
ine karışmıştı. "Siz de kimsiniz? Yılmaz ailesinin
ndaki ezici gücü iliklerine kadar hissetti. Tolga, ceketinin iç cebinden altın yaldız
an "HÜMA" logosunu gördüğünde, gözbebekleri küçüldü. Uluslararası
özel tasarım, siyah kaşmir kabanını açtı. İpek, yatağın kenarına oturdu. Ayakl
mamen kayboldu. İpek, duruşunu dikleştirdi. Çenesini kaldırdı. Saniyeler önce
cebine zarifçe yerleştirdi. Arda'ya doğru döndü. Bak
İpek, sesi buz gibiydi. "Avuka
arın oluşturduğu o etten duvarın aras
kasından, "Bu şovu yapmak için kime borçlandın!
narları parmaklarını kesmişti ama acısını hissetmiyordu. İpek'in o gidişind
h, zırhlı Maybach peş peşe dizilmişti. Çevredeki insanlar
çtı. İpek, başını hafifçe eğerek o lüks aracın arka ko
r şekilde ayrıldı. Arda ve Beren'i, o yalanlarla dolu hastane od
GOOGLE PLAY