Misafirimize hoş geldi
nı hafif sinirli bir tonla yönlendirip, yanıtını b
ak istemeyen Duru, onun hemen arkasınd
bir gülümseme belirdi. "Efe, seni en son gördüğümden beri yıllar geçti.
aşlı adama tam olarak oturmadı; sesi de sonbahar rüzgârı kadar ser
ı daha da belirginleştirdi. Kemikli eli, Duru'nun o
endi kız kardeşi hâlâ hastanede acı çekiyor olabilirdi. Tek istediği
nceli bir hâl aldığını düşüns
lah gibi kullanarak zavallı aile büyüğü
'ya kaydı; onun farkında olmadan bel
riyordu. "Demek durum bu. Büyük torununuz epeyce zo
ldı; gözlerinde kısa bir
niz, ikisi de aile. Duru'nun her zaman asi b
bir tanım. Vahşi şeftalilerin tadına bakmak için ağaçlara tırmandığım olurdu. Sanırım büyük
boş büyümüş gibi anlatırlar; kural tanımaz derler. Umar
yarattı; kalabalığın iç
r attı; bazıları, beliren hafif sırıtışl
a çalışarak gergin bir ök
aha sonra çalışma odasında bekliyor ola
ir anlığına şarap kade
n bir çağrının ne anla
gülümseme gösterdi. "Kesinli
aşlangıçtı. Yaşlı adam, onu Ankara'da b
ğe çekilen Duru'nun zihni hu
lbisesinin arasından sızan a
muzlarına yerleşti; sahibi
di ve yuka
lağında, elinde başka bir şarap kade
ce ceketini onun omu
imdiden Efe'nin dikkatini mi çekt
ve inkâr edilemez biçimde yayıld
ysa bunun yerine, Ankara'nın üst tabakasından gelen her
rlerindeki bakışların baskısıyla dudakl
a alaycı bir laf etmeye cesaret edemedi
yanlar bile bunu hoş s
ceketi omuzlarında, ba
saret edemedi. Birkaç misafir, gözüne girmek umu
i yaklaşıp eğildi; Duru'yu Merye
ileri sürüp kalabalık
rin ciddi biçimde ters
dasının içinde kendi
bir serinlik vermeliydi; ama t
r sunan astı, Efe'nin giderek uzayan sessi
çabayla titrek bir nefes aldı; bedeninde nabız gibi atan
du; Hacıoğulları bu özel çalışma odasını geçici bi
içini kemiren huzur
du normal şekilde tepki v
rse gevşetsin, içindeki s
nlış
p mı
da bir şey
attı; çıkan ses sessizlikte yankılandı. Pa
ti ağırlaştırıyordu. Bir an sendeledi; sonra tamamen kontro
çeri dolanıyordu. Efe, zihnini toparlamak istercesine duvara yaslandı; yavaş
odasına doğru giderken
tli silueti tartışması
ateşli bir kırmızıya boyamış; yüzünün geri
vermişti—ve her neyse, son derece güçlüydü. Onu burad
zerinden geçirdi. Tereddüt etmedi. Kararlı adımlarl
Keskin bir hareketle geri çekildi;
düştü?" diye öfkeyle tükürdü. Daha yere yığılmasını bil

GOOGLE PLAY