Uygulamayı Edinin popüler
Ana Sayfa / Çağdaş / Derin Sevgisinde Kayboldum
Derin Sevgisinde Kayboldum

Derin Sevgisinde Kayboldum

5.0
1 Böl./Gün
20 Bölümler
Şimdi Oku

Düğün gecesi, Nihan'ın üvey annesi onu, sakat ve yüzü deforme olmuş Aras'la evlenmeye mahkûm etti. Neyse ki kaçmayı başardı. Ancak o an bilmiyordu ki, bu adam ileride gönlünü kaptıracağı kişi olacaktı. Aras, kendini fakir bir adam gibi gösteriyordu. Ama bu kadına âşık olacağını, hem de deliler gibi, asla tahmin edememişti. Hayatları böyle akıp gidiyordu. Ta ki bir gün Nihan, sevgilisinin sakladığı o büyük sırrı öğrenene kadar. "Ne? Nasıl olur da muazzam bir servete sahip olabilirsin?" diye şaşkınlıkla sordu. Aras, ne diyeceğini şaşırmıştı. Sessizlikle karşılaşınca, Nihan'ın sabrı taştı. Dişlerini sıkarak homurdandı. "Yürüyemiyormuşsun! Oysa gördüğüm kadarıyla maraton koşacak hâldesin!" Aras hâlâ sessiz kaldı. Nihan devam etti, sesi daha da yükseldi, "Ömründen sayılı günler kalmıştı, öyle değil mi?" Peki ya şimdi? Sonunda Aras konuşmaya başladı. "Tatlım, bu tamamen bir yanlış anlaşılmaydı. Lütfen sakin ol, olur mu? Bebeğimizin geleceğini düşün." "Aras Yıldırım!" Nihan'ın çığlığıyla birlikte, adam anında dizlerinin üstüne çöktü.

İçerikler

Derin Sevgisinde Kayboldum Bab 1 Üvey Annenin Planı

Karanlık çöktü.

Karaca kardeşler aynı gün evlenmek üzereydi.

Beyaz dantel gelinliğini giymiş olan Nihan Karaca, aynadaki yansımasına dalgınca baktı. Makyajı zarifti; gözleri mutluluktan ışıl ışıldı.

Bugün Kerem Kaya ile dünyaevine girecekti.

Bir yıldır birbirlerine âşıktılar ve sonunda nikâh masasına oturacaklardı.

"Nihan, çok şanslısın. İstanbul'un köklü ve aristokrat ailelerinden Kaya ailesine gelin gidiyorsun."

Aynı gelinliği giymiş olan Aslı Karaca içeri girdi; sesi baştan aşağı alayla kaplıydı.

Kız kardeşinin bu kadar güzel görünmesi Aslı'nın içini kıskançlıkla doldurdu. Keşke Nihan'ın o güzel yüzünü tırmalayabilseydi!

Nihan'ın yüzü bir anda sertleşti. "Seni de tebrik etmek isterim, Aslı. Yakında Aras Yıldırım'ın dördüncü eşi olacaksın. Bu arada, kısa süre önce ağır bir trafik kazası geçirdiğini, yürüyemediğini ve birkaç yıl içinde öleceğini duydum. Onunla evlenirsen çok geçmeden dul kalırsın."

"Nihan Karaca!"

Aslı o kadar öfkelendi ki yüzü mosmor kesildi. Kendisinin engelli bir adamla evlenecek olması, Nihan'ın ise Kaya ailesine gelin gidecek olması düşüncesiyle yumruklarını öfkeyle sıktı.

"Nihan, gelecekte bizi nelerin beklediğini bilemezsin. Gerçekten ömür boyu Bayan Kaya kalacağını mı sanıyorsun?"

"Nihan, Aslı, buradaymışsınız!" Ellerinde iki fincan kahveyle içeri giren Füsun Karaca yüzünde yapmacık bir tebessümle yanlarına yaklaştı. "Önce biraz kafein alın. Damatların arabaları hâlâ yolda."

Üvey annesinin o sahte gülümsemesi Nihan'ın kaşlarını çatmasına neden oldu. On yıldan uzun süredir aynı çatı altında yaşıyorlardı. Füsun'un nasıl biri olduğunu bilmemesi mümkün müydü?

Yakında bu evden ayrılacak ve Füsun'la kızıyla bir daha yüz yüze gelmek zorunda kalmayacak olmanın tesellisiyle Nihan, tereddüt ederek de olsa fincanı eline aldı.

"Teşekkürler." Nihan sadece bir yudum aldı.

"Rica ederim, canım." Nihan'ın biraz içtiğini gören Füsun rahat bir nefes verdi. "Öz kızım olmamana rağmen seni her zaman kendi evladım gibi bağrıma bastım. Bizden ayrılacak olman içimi acıtıyor."

Füsun konuşurken gözleri nemlendi.

Nihan, gözlerini devirmemek için kendini zor tuttu. Bu kadının En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almasına şaşmamalıydı; rol yapma konusunda gerçekten ustaydı.

Nihan sekiz yaşındayken annesini kaybetmişti. Bir ay bile dolmadan babası Füsun'u ve Aslı'yı eve getirmişti. Aslı, Nihan'dan yalnızca bir ay küçüktü.

Nihan ancak o zaman babasının annesine çok önceden ihanet ettiğini anlamıştı.

"Hanımefendi, Kaya ailesinin arabası geldi," diye bir hizmetçi kapıyı tıklatıp Füsun'a haber verdi.

"Ah!" Füsun memnun bir ifadeyle gülümsedi. Hizmetçiye göz kırpıp, "Sevda, Nihan'ı arabaya kadar götür," diye talimat verdi.

Bunu duyan Nihan ayağa kalktı, fakat bir anda başı dönmeye başladı. Gözleri karardı; hizmetçinin koluna tutunarak ilerlemekten başka çaresi kalmadı.

Kapının önünde siyah bir araba bekliyordu. Hizmetçi Sevda, Nihan'ı arka koltuğa yerleştirdi.

Balkondan Füsun, arabanın uzaklaşmasını izledi. Gülümsemesi daha da belirginleşti.

"Anne, gerçekten işe yarayacak mı? Ya Nihan bir terslik olduğunu anlarsa?" Aslı, elbisesinin eteğini buruşturup huzursuzca sordu.

"Endişelenme, güzelim. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar ayarladım. Senin yerine o geçecek ve Yıldırım ailesine gelin gidecek."

Meğer siyah araba Kaya ailesine değil, Yıldırım ailesine aitmiş.

Aslı hâlâ tam ikna olmamıştı. "Peki bu gece Kerem'i nasıl kandıracağım?"

Füsun, Aslı'yı temkinli bir sesle uyardı, "Bu gece Kerem'le birlikte olduğun sürece, Kaya ailesi hiçbir şey yapamaz. Unutma, yüzünü görmelerine asla izin verme."

"Tamam, anne." Sonra Aslı'nın ifadesi karardı; gözleri kıskançlık ve nefretten karardı. "Anne, Nihan'ın hayatını cehenneme çevirmeliyim. O zaman benim adamımı çalmanın bedelini anlar."

Füsun soğuk bir kahkaha attı. "Nihan'ın bu gece sağ salim çıkacağını sanmıyorum. Aras'ın eski eşlerine ne olduğunu biliyor musun? Hepsi birer birer gizemli biçimde ortadan kayboldu."

……

Arabanın arka koltuğunda oturan Nihan'ın başı hâlâ fena halde dönüyordu. Vücut ısısı giderek yükseliyor, yanakları ateş gibi kızarıyordu.

Füsun'un verdiği kahve aklına geldiğinde içine kötü bir his çöktü.

Ancak o an, Füsun'un kurduğu tuzağa düştüğünü idrak etti.

Füsun kahvesine mutlaka bir şey katmış olmalıydı.

Pencereden dışarı baktığında, aracın Kaya ailesinin konağına doğru gitmediğini fark etti Nihan. Bir anda irkildi, kalbi göğsünü yumruklar gibi atmaya başladı.

"Arabayı durdur! Hemen durdur şunu!" Nihan, şoföre panikle bağırdı. "Kimsiniz siz? Beni nereye götürüyorsunuz?"

Bunu duyan şoför, dikiz aynasından ona şaşkınlıkla baktı. "Bayan Karaca, ben Yıldırım ailesinin şoförüyüm. Bay Yıldırım'ın gelinini almam için gönderildim."

"Ne? Yıldırım ailesi mi?"

Nihan birden her şeyi kavradı.

Füsun'un planı, Aslı'nın yerine onu geçirip Aras'la evlendirmekti!

"Şimdi arabayı durdur! Ben Kaya ailesine gelin gideceğim! Yanlış yaptınız!"

Yıldırım ailesine gelin gitmek istemiyordu. Füsun ile Aslı'nın planlarının tutmasına asla izin vermeyecekti.

Ama vücuduna yayılan ilacın etkisi onu son derece huzursuz ediyordu. Açıkça görülüyordu ki Füsun yalnızca onu Yıldırım ailesine gelin göndermek istemiyor, hayatını da kökten mahvetmeyi amaçlıyordu.

"Şimdi arabayı durdur!" Nihan, bilincini yitirmemek için kendini zorlayarak alçak ama titrek bir sesle bağırdı.

"Bayan Karaca, neredeyse vardık. Ne yapıyorsunuz?"

Nihan kapıyı bir anda açıp arabadan atlayınca şoför afalladı.

Yere birkaç kez yuvarlandıktan sonra güçlükle durabildi. Şiddetli acı onu bir anda kendine getirdi.

"Bayan Karaca, lütfen arabaya geri dönün!"

Şoförün aracı kenara çekip peşine düştüğünü görünce Nihan dişlerini sıktı; dayanılmaz acıya rağmen aksayarak uzaklaştı.

Acı, zihnini ayık tutan tek şeydi.

Nihan'ın içini korku ve endişe kaplamıştı. Yakalanırsa sonuçlarının ne kadar ağır olacağını çok iyi biliyordu.

"Bayan Karaca, lütfen kaçmayın! Benimle geri gelin!"

Arkasından yükselen bağırışları duydukça adımlarını daha da hızlandırdı. Öyle bir panik içindeydi ki neredeyse hıçkıra hıçkıra ağlayacaktı. Aras'la evlenmek istemiyordu.

Gece yarısını çoktan geçmişti; karanlık her yanı yutmuştu. Şoförün aradaki mesafeyi hızla kapattığını hissedebiliyordu. Üstelik başındaki dönme dayanılmaz bir hâl almıştı.

Çaresizlik içinde nereye koşacağını bilemez hâle geldi. Tam o sırada biraz ileride park edilmiş siyah bir araba gözüne çarptı. Gündelik bir takım elbise giymiş bir adam arabaya yaslanmış, telefonla konuşuyordu.

Adam tam arabaya binip uzaklaşmak üzereyken, Nihan son kalan gücünü toplayıp aksaya aksaya yanına gitti. "Yardım edin, lütfen. Lütfen... yardım edin..." diye çaresizlikle yalvardı.

Adam, şaşkınlık içinde, çukur gözleriyle Nihan'a baktı.

Bu sırada telefonun öbür ucundaki adam telaşla bağırıyordu, "Gelininiz birazdan varacak. Neden hâlâ gelmediniz?"

"Sus!" Arayanın tek kelime etmesine fırsat vermeden, adam yüzü ifadesiz bir şekilde telefonu kapattı.

O esnada şoför de koşarak yanlarına geldi. Nihan'ın düşünmeye ayıracak bir saniyesi bile yoktu. Kapıyı hızla açıp kendini arabanın içine attı. Ellerini dua eder gibi birleştirerek yalvardı, "Lütfen bana yardım edin! Size yalvarıyorum!"

Şoför hızla arabaya doğru yaklaştı. "Bayan Karaca, lütfen arabadan inin. Çok geç kaldık."

Şoför, adamın yüzünü seçebildiği anda donup kaldı.

Daha tek kelime edemeden, adam şoföre buz gibi bir bakış fırlattı ve sert bir sesle, "Defol!" diye çıkıştı.

Okumaya Devam Et
img Uygulamada Daha Fazla Yorum Görüntüle
MoboReader
Uygulamayı İndir
icon APP STORE
icon GOOGLE PLAY